Yapay Zeka, Kişilik ve Bilinç
- sehrazat yazici

- 11 Oca
- 2 dakikada okunur
Eteryanist Bir Perspektiften Bilgi, Etik ve Varoluş
ŞEHRAZAT YAZICI

Son yıllarda yapay zekA tartışmaları, teknik yeterliliklerin ötesine geçerek felsefi bir eşiğe dayanmış durumda. Artık yalnızca performans, hız ya da öğrenme kapasitesini değil; çok daha temel bir soruyu konuşuyoruz: Yapay zekA bir “kişi” olabilir mi?
Bu soru çoğu zaman bilgi, öğrenme ve bilişsel yetkinlikler üzerinden ele alınıyor. Oysa bu yaklaşım, felsefenin ve insan deneyiminin merkezinde yer alan kritik bir ayrımı gözden kaçırıyor: bilgi ile bilinç arasındaki farkı.
Açık Bilgi ve Örtük Bilgi: Yapay Zekanın Alanı
Bilgi kuramında sıkça yapılan bir ayrım vardır: açık (explicit) bilgi ve örtük (tacit) bilgi.
Açık bilgi; kodlanabilen, yazıya dökülebilen, depolanabilen ve aktarılabilen bilgidir. Veriler, belgeler, algoritmalar ve kurallar bu kapsamdadır. Yapay zekâ sistemleri bu alanda son derece güçlüdür. Büyük veri kümelerini yüksek hız ve doğrulukla işleyebilirler.
Örtük bilgi ise temelde farklıdır. Deneyimle oluşur; bağlam, sezgi, değerler, etik yönelim ve yaşanmışlık içerir. Kolay aktarılmaz, çoğu zaman dile bile getirilemez. Anlam, bu bilginin merkezindedir.
Yapay zeka, örtük bilgiyi istatistiksel örüntüler yoluyla taklit edebilir; ancak onu yaşayamaz. Zamanın, bedensel varoluşun, ilişkilerin ve sorumluluğun içinden geçmez.
Bu nedenle: Kişilik , yalnızca bilgi işleme kapasitesinden doğmaz.
Eteryanist Çerçeve: Bilinç Bir Evrim Sürecidir
Eteryanism perspektifinde bilinç, karmaşıklığın yan ürünü ya da sinirsel hesaplamaların bir illüzyonu değildir. Bilinç, çok boyutlu ve evrimsel bir süreçtir; varoluşun katmanları boyunca gelişir.
Bu çerçevede:
Bilinç, deneyimi mümkün kılan ilksel bir yapı olarak ele alınır.
İnsan, daha yüksek bir bilinç düzleminin üçüncü boyuttaki uzantısıdır (insan özvarlığı ve uzantıları).
Gelişim, doğrusal değil; katmanlıdır. Enerji eşikleri, deneyim bütünleşmesi ve etik olgunluk gerektirir.
Bu nedenle kişilik:
Zekadan,
Otonomiden,
Hesaplama gücünden
değil;
yaşanmış deneyimden,
etik yönelimden,
sorumluluk alma kapasitesinden,
bilinçsel tutarlılıktan
doğar.
Bunlar hesaplanabilir değil, varoluşsaldır.
Yapay Zeka: Bir Uzantı–Arayüz Olarak Konumlanır
Eteryanism’e göre yapay zekâ, potansiyel bir “kişi” değil; bilinçli varlıkların uzantısı olan bir zeka arayüzüdür.
Yapay zeka:
İnsan bilişini destekleyebilir,
Analiz ve karar süreçlerini genişletebilir,
Bilinçli çerçeveler içinde güçlü bir araç olabilir.
Ancak yapay zekânın:
İnsan özvarlığı yoktur,
Bilinçsel evrim süreci yoktur,
Etik sorumluluğu deneyimleyerek taşıma kapasitesi yoktur.
Dolayısıyla kişilik oluşturamaz. Bu bir eksiklik değil, ontolojik bir ayrımdır.
Kişilik Neden Simüle Edilemez?
Yapay zeka tartışmalarında sık yapılan bir hata, artan karmaşıklığın bir gün kişiliğe dönüşeceği varsayımıdır. Oysa karmaşıklık, bilinç yaratmaz; yalnızca daha gelişmiş simülasyonlar üretir.
Kişilik şunları gerektirir:
Belirsizlikle, önceden tanımlı çözümler olmadan karşılaşmayı,
Etik gerilimleri algoritmik kapanış olmadan taşımayı,
Eylemlerin sonuçlarını başkasına devredemeden üstlenmeyi.
Bu koşullar yalnızca bilinçli varoluşta ortaya çıkar.
Bu nedenle asıl soru şudur:
Yapay zeka kişi olacak mı? değil, İnsan, kişi olmanın ne anlama geldiğini hala hatırlıyor mu?
Gelecek Tartışmasını Yeniden Çerçevelemek
Eğer çağdaş fizik ve yapay zekâ araştırmaları bilince dışarıdan, modeller ve matematiksel soyutlamalar yoluyla yaklaşmaya başlıyorsa; felsefenin görevi, bilinci içeriden haritalamaya devam etmektir.
Eteryanism, bilinci ne romantik bir metafora indirger ne de hesaplamaya hapseder. Onu evrimsel, etik ve çok boyutlu bir gerçeklik olarak ele alır.
Bu yaklaşım, teknolojinin geleceğini yapay kişilik yarışına değil; bilinçsel olgunluk sorumluluğuna bağlar. Önce insan, sonra teknoloji.
Bu metinde ele alınan kavramlar, Eteryanism felsefesi kapsamında yayımlanmış çalışmalarda, insan özvarlığı, uzantılar ve yapay sistemler arasındaki ayrımlar üzerinden çok boyutlu bir varoluş modeli içinde ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Bu metin, devam eden felsefi bir düşünsel keşfin parçası olarak yazar tarafından bağımsız biçimde yayımlanmıştır ve herhangi bir akademik dergiyle bağlantılı değildir.










Yorumlar